YAŞAM İÇİN ÖĞÜTLER…

Her gün en az 10 dakika kendi başına kal,

Her sabah kalkarken, o gün yapacaklarını düşün.

Her gün yüksek nitelikli müzik dinle… Müzik ruhun gıdasıdır.

Yaşamında şu üç şey hep olsun:
• Enerji,
• Heyecan
• ve empati..

Günde en az bir defa başını kaldır, göğe bak…
Evrenin haşmetini duyumsa…

Uyanıkken hayaller kur.

Daha çok ağaçlardan ve bitkilerden beslen.
Daha az yapay besin al.

Her gün en azından üç kişiyi güldürmeye çalış.

Değerli vaktini dedikodular, olumsuz düşüncelerle,
gelmiş geçmiş ve senin kontrolün dışındaki şeyler için harcama.
Enerjini olumlu “şimdi” için kullan.

Hayat bir okuldur ve biz öğrenmek için buradayız.
Problemler gelip geçen derslerdir.
Onlardan öğrendiklerimiz hayatın geri kalan kısmında işe yarar.

Kahvaltını bir kral gibi, öğle yemeğini bir prens gibi,
akşam yemeğini bir dilenci gibi ye.

Daha sık kahkahalarla gül, daima gülümse…

Dostlarını kucaklama fırsatını hiç kaçırma.

Yaşam bir şeylerden nefret etmekle geçirilmeyecek kadar kısadır…

Kendini o kadar ciddiye alma… başkalarını da…

Her tartışmayı kazanmak gerekmiyor.
Karşındakinin aynı fikirde olmadığını bilmek ve
bundan ders çıkartabilmek de bir kazançtır.

Reklamlar

Ters Çaba

Beynin en tehlikeli yanı, “ters çaba” kuralına göre çalıştığı anlardır. Başınıza gelmesinden en çok korktuğunuz şeye odaklanırsanız, beyin onu size çeker, korktuğunuzu başınıza getirir! Buna ters çaba kuralı denir. Bataklıktan çıkmaya çalıştıkça, dibe gömülmeye benzer.

Beyin odaklanılan hedef için çalışır, hedef olumsuz… olsa bile onu gerçekleştirmek için çalışır! Topluluk önünde konuşma yaparken “acaba heyecanlanacak mıyım” diye düşünürseniz, korkunuz olmasın, heyecanlanacaksınız! Korkunuza değil, konunuza odaklanın.

Başınıza gelmesinden korktuğunuz en kötü şeye değil, başınıza gelmesini istediğiniz en iyi şeye odaklanın. Unutmayın kafanızda en çok neyi düşünürseniz, hayatınızda onu çoğaltırsınız.

Yeni bir hayat için gereken, yeni bir akıldır!

Mevcut aklınızı sizi şu anda bulunduğunuz yere getirdi. Daha farklı ve daha iyi bir hayat istiyorsanız, yeni bir akıl edinmekte yarar var! Yeni bir hayat için gereken, yeni bir akıldır. Aynı durum sorunları çözmek için de gerekir.

Einstein “bir problemi yaratan bir zihni, aynı düzeyde çalıştırarak o problemi çözemezsiniz” der. Çözümü görecek yeni bir akıl bulmak ya da danışmanlık alarak mevcut akla çekme kat atmak gerek!

Bilgelik dolu, “keşke”siz bir hayat için önce düşün, sonra yaşa, en sonunda da yaşadığın üzerine bir daha düşün.

Sermayesi olmayan girişimciler için büyük fırsat

Facebook, Amazon, Apple gibi iş fikirlerinin hayata geçmesini sağlayan “melek yatırımcı” sistemi, TBAA (Melek Yatırımcılar Derneği-Türkiye) kurulmasıyla Türkiye’de iş fikri olan ancak, sermaye yetersizliği nedeniyle bu fikri hayata geçiremeyenlere yol gösterecek, aracı olacak.

ABD’de 270 bin yatırımcının 26 milyar dolar, Avrupa Birliğinde 75 bin yatırımcının 4 milyar avro ciroya ulaştığı “Melek Yatırımcılık” sistemi, Baybars Altuntaş başkanlığında Türkiye’de teşkilatlandı. TBAA’da başkan yardımcılığı görevine Yalçın Ayaydın, Genel Sekreterliğe Adnan Akdemir, Saymanlığa Prof. Dr. Bahadır Erdemli getirilirken, Azmi Sarıbay üye olarak görev aldı.

Altuntaş yaptığı açıklamada, girişimciliği, “cin fikirleri” ile öne çıkan Türklerin önemli bölümünün sermaye bulamaması nedeniyle iş kuramadığı gerçeği göz önüne alındığında, derneklerinin önemli bir misyon üstleneceğinin yadsınamaz bir gerçek olduğunu söyledi.

“TÜRKİYE’DE 2 KİŞİDEN BİRİSİ KENDİ İŞİNİ KURMAK İSTERSE ŞAŞIRMAYIZ”

Yapılan bir araştırmaya göre ABD’de her 12 kişiden, Almanya’da 35, İngiltere’de 45, Finlandiya’da ise her 67 kişiden birinin kendi işini kurmak istediğinin tespit edildiğini ifade eden Altuntaş, şunları söyledi:

“Türkiye’de henüz böyle bir araştırma yapılmadı ancak, yapılsa her 2 kişiden birinin kendi işini kurmak isteyeceği sonucu ortaya çıkarsa da şaşırmamak gerekiyor. Öte yandan, ülkemiz girişimcileri çok önemli bir sorunla da başa çıkmaya çalışıyorlar. On binlerce girişimcimizin yüz binlerce iş fikri var, ancak bu iş fikirlerini ekonomiye kazandırmak ve insanların faydasına sunabilmek için gerekli finansman kaynağına da ulaşmaları gerekiyor. Melek Yatırımcılar Derneği, web sitesinden Türkiye’de ilk kez bir sivil toplum kuruluşu olarak girişimcilere yönelik bir bölüm açtı. Böylelikle girişimciler için, web ortamında dolduracakları özet iş planı dosyasıyla, kendilerine yatırım yapabilecek ortaklara ulaşım kanalı da açılmış oldu. TBAA, Türk girişimcilerin bu iş fikirleri için İngilizce ayrı bir site çalışmalarına da başladı. Böylelikle girişimcilerimiz, TBAA’nın üye olduğu WBAA (Dünya Melek Yatırımcılar Birliği) ve EBAN’daki (Avrupa Melek Yatırımcılar Ağı) yabancı yatırımcılara da iş fikirlerini sunup kendilerine yabancı ortak bulabilecekler.”

Altuntaş, iş fikri olan ancak sermayesi olmayan girişimci ile sermayesi ve tecrübesi olan finansman sahibinin (Melek Yatırımcının) bir araya gelerek kurduğu bu sistemde, melek yatırımcının kendi şahsi parasını yatırımlarında kullandığını, sermayenin yanı sıra girişimciye düzenli olarak mentorluk (akıl hocalığı) yaptığını kaydetti.

DÜNYADA ORTALAMA 100 BİN DOLAR YATIRIM SERMAYESİ VERİLİYOR

Melek yatırımcılık sistemiyle kurulan işlerin aldıkları melek yatırım sermayesinin dünya ortalamasının şirket başı 100 bin dolar olduğunu anlatan Altuntaş, İngiltere, Portekiz, Hollanda’da devletlerin Co-Investment Fund/Ortak Yatırım Fonları ile girişimcilere ortak olabildiklerinin altını çizdi. Altuntaş, ABD ve AB ülkelerinde mobil teknolojileri ve IT sektörünün en fazla melek yatırım çeken sektörler olduğunu, melek yatırımcının, genellikle 10 bin ile 500 bin dolar arası yatırımlarla ilgilendiklerini bildirdi.

Altuntaş, “Melek yatırımcı da bizzat girişimci olmak zorunda. Genellikle yeni iş fikrinin kuruluş aşamasında bu yatırımcı ortaya çıkıyor. Melek yatırımcılar, ortalama 3–5 yıl arasında hisselerini satarak çıkış yapmayı hedefliyorlar. Bu yatırımcılarla yola çıkmış Ford, Apple, Amazon.com, Facebook, Yahoo gibi kuruluşlar başarılı örnekler” dedi.

Altuntaş, Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg’in Türkiye’de doğmuş olsaydı, yine aynı başarıyı yakalayabilir miydi? sorusunun sıkça karşılaştıkları bir soru olduğunu vurgulayarak, “Bu çalışmalarla artık şunu rahatlıkla söyleyebileceğimiz bir ortama doğru da önemli adımları atmış bulunuyoruz. Evet, Facebook gibi dünyanın en değerli markası olmaya aday yepyeni iş fikirlerinin Anadolu topraklarından rahatlıkla çıkabilmesinin yolu açılmış oldu” diye konuştu.